Tasarımı Kaydet  Kapat

Anasayfa / Hac hakkında bilmeniz gerekenler



"Hac" Hakkında Bilmeniz Gerekenler!

 

Hac, İslam'ın beş şartından biri olan, Müslümanlarca Zilhicce ayında Mekke'de yapılan Kâbe'yi ziyaret ve tavaf ibadetidir. Yönelmek, bir kimseyi, bir yeri çokça ziyaret etmek anlamlarına da gelen hac terim olarak; Zilhicce ayında usulüne uygun olarak ihrama girdikten sonra Arafat'ta vakfe yapmak, Kabe’yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı ibadetleri yerine getirmek suretiyle yapılan bir görevdir.

Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de; “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe’yi ziyaret etmeleri, Allâh’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır” buyurulmuştur. (Al-i İmran 3/97)

Sağlık ve servet yönünden hac etme imkanına sahip, aklı yeten ve buluğ çağına erişmiş Müslümanlara farzdır. Bu şartları taşıyanlar, geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Hayatında bir defa hac yapmış olan Müslüman’ın bir daha hac ibadetini yapması gerekmez; ancak nafile olarak hac yapabilir.
Hac ayları yani dönemi Hicrî takvime göre Şevval, Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk 10 günüdür. Bu dönemlere hac ayları denmesi, hac ibadetinin yerine getirilmesi bakımından değil, haccın şartı olan ihramın bu zaman dilimi içerisinde gerçekleşmesinin zorunlu olmasındandır. Bu dönem içerisinde ihrama girmeyen kişi, zamanında hacca başlayamadığı için, o yıl haccını kaçırmış olur.

Hacı adayının, hac ayları içerisinde ihrama girerek hacca başlaması şarttır.

Haccın gereklerinden olan Arafat vakfesi, Zilhiccenin 9. günü zevalden itibaren başlayıp 10. günü tan yerinin ağarmasına kadar devam eden süre içerisinde yapılır. Aynı gece güneş doğuncaya kadar Müzdelife Vakfesi’de yapılmalıdır.

Hac vaciplerinden olan Şeytan taşlama (remy-i cimârın) zamanı, Zilhiccenin 10, 11, 12 ve 13. günleridir.

Haccın diğer gereği olan ziyaret tavafının vakti ise, Arafat Vakfesi’nden sonra başlayıp ömrün sonuna kadar devam eder. Sünnete uygun olan ziyaret tavafının bayramın ilk üç gününde yapılmasıdır. Ancak, daha sonraki günlerde de yapılabilir.

Hac vazifesinin eda edilebilmesi için; kişinin sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına çıkma yasağının olmaması ve yolun güvenli olması şarttır. Hac vazifesini fiilen yapamayacak derecede hasta olanlar, yaşlılar hac ile yükümlü değildirler.
Hac kişinin kendisine farzdır ve yerine getirmekle yükümlüdür. Fakirlere sadaka verilerek bu vazife devredilmez. Hac yerine sadaka veren kişi hac ibadetini yerine getirmiş sayılmaz.

Üzerine hac farz olduğu halde, bizzat hac yapamayacak durumda olan kişinin hacca vekil göndermesi veya vekil gönderilmesini vasiyet etmesi gerekir.

Hacca vekil gönderilecek kişinin; haccın nasıl yapılacağını bilen ve nitelikleri taşıyan, buluğ çağına erişmiş, tercihen daha önce hac yapmış Müslüman olması esastır. Ancak daha önce hac yapmamış kişi de vekil olarak hacca gönderilebilir.